Kazakistan Dış Politika


Kazakistan Cumhuriyeti Dış Politikası

Kazakistan Cumhuriyeti’nin dış politikası küresel ve bölgesel güvenlik, adalet ve ilerleme adına çok yönlülük ve entegrasyon ilkeleri üzerine kuruludur.

Kazakistan, nükleer silahsızlandırma ve nükleer denemeleri yasaklama anlaşmalarına katılarak nükleersiz durumunu ilan eden ilk devletlerden biri olmuştur. Bu politikanın gereği olarak Semipalatinsk yakınlarındaki atom test poligonunu kapatmıştır. Bununla birlikte ülke ABD, İngiltere, Rusya ve Çin gibi BM Güvenlik Kurulu daimi üyeleri olan önde gelen nükleer devletlerin güvenlik garantisini almıştır.

Şu anda Kazakistan dünyanın 120’den devleti tarafından kabul edilmiş durumdadır. Mart 1992 tarihinde Kazakistan Birleşmiş Milletler üyeliğine kabul edilmiştir. Ülke BM Genel Asamblesinin oturumlarına, UNESCO, UNICEF ve UNDP dahil özel komisyon ve kurullarının çalışmalarında yer almaktadır.

Ülke 1300’ün üzerinde uluslararası ve hükümetlerarası antlaşma ve sözleşmelere taraf olmuştur. Kazakistan’ın uluslar arası finans kurumları: Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası, Asya Kalkınma Bankası’na katılımına büyük önem verilmektedir. Kazakistan’ın AGİT, Avrupa Birliği kurumları ve NATO ile karşılıklı etkileşimi önemli rol oynamaktadır.

Kazakistan’ın dış politikasının en önemli konularından biri, Avrupa Birliği, Şangay İşbirliği Teşkilatı ve Asya’da İşbirliği Ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA), Türk Konseyi gibi örgütler çerçevesinde entegrasyon süreçlerinin geliştirilmesidir. Kazakistan’ın bölgesel entegrasyonu geliştirme aşaması olarak değerlendirdiği Ortak Ekonomik Alanı büyük umut vaat etmektedir.

İkili ilişkilere gelince, Kazakistan, Rusya, Çin, BDT ülkeleri, ABD, AB ülkeleri, Japonya, Hindistan, Türkiye ve İran ile işbirliğine öncelik vermektedir.

Türkiye Kazakistan’ın önemli stratejik partneridir. Taraflar ortak ekonomik, savunma, sosyal ve enformasyon alanının korunmasında eşit çıkarlara sahiptir. Kazakistan’ın dış politika ilkelerinden biri, komşu ülkelerin egemenliği ve bölgesel bütünlüğüne saygıdır. Bu ilkeden taviz vermeyen Kazakistan tüm sınır çevresi boyunca iyi komşuluk ve güvenlik kuşağı oluşturmuştur.

Bağımsız Kazakistan Cumhuriyeti devletinin uluslar arası ve hukuki oluşumu olarak Kazakistan’ın tüm komşu ülkeleri ile sınırların çizilmesine ilişkin uzun sürecin tamamlanması devletin planlı politikasının sonucunu ifade etmektedir. Bağımsızlığın ardından birçok ülke tarafından tanınan Kazakistan, 2 Mart 1992’de Birleşmiş Milletler tarafından da üyeliğe kabul edilmiştir. Bağımsız milli devletin sembolleri olan bayrak ve devlet arması da hazırlanarak 4 Haziran 1992’de parlamentonun onayına sunuldu.

Birçok ülke tarafından bağımsızlığının ardından tanınan Kazakistan Cumhuriyeti 1995 yılında kabul etmiş olunan anayasa ile yönetilmektedir. 1994 yılı itibariyle de çok partili rejim uygulamaya konmuştur. Kazakistan Parlamentosu, Senato ve Meclis olmak üzere iki kanattan oluşmaktadır.

Kazakistan – Türkiye İlişkileri

Kazakistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke Türkiye oldu ve günümüzde Kazakistan-Türkiye ilişkileri stratejik partnerik düzeyine sahiptir.

Kazakistan-Türkiye arasında diplomatik ilişki tesisinden geçen yıllar zarfında Kazak-Türk temasları kardeşlik ve dostluk, halkların tarihi bağı ve kültür mirasları, oluşan karşılıklı güven ve saygı platformu üzerine kurulmuştur. Ayrıca, iki ülke arasındaki ticari-ekonomik ve sosyal alanda, askeri-teknik konularında dahil olduğu bölgesel ve uluslararası güvenlik alanlarındaki sıkı işbirliği ilişkilerin pekişmesindeki diğer önemli etkenler olarak göze çarpmaktadır. Bunun yanı sıra stratejik ortaklık ilkeleri temelinde Kazak-Türk askeri ve teknik ilişkileri geliştirilmektedir. İki ülke Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, İslam Konferansı Örgütü, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve başka uluslararası örgütler çerçevesinde işbirliği yapmaktadır.

Bazı bilgiler http://www.kazakhstan.org.tr/ alınmıştır.